21 Eylül 2013 Cumartesi

"Bu adam (İbrahim Kalın) büyük bir kaynak, ilişki gizli kalmalı"


akp'nin gerçek yüzü, Büyük Ortadoğu Projesi (BOP), cia, george friedman, ibrahim kalın, içimizdeki israil, kimdir, kripto yahudiler, medya manipülasyonu, recep tayyip erdoğan, stratfor, suriye sorunu


Stratfor Direktörü G. Friedman'ın Başbakan'ın danışmanı İbrahim Kalın'la ilgili mesajından: "Bu adam büyük bir kaynak, ilişki gizli kalmalı."


Taraf gazetesi Wikileaks'te yayımlanan Stratfor belgelerine sayfalarında yer vermeye devam ediyor. 
Stratfor'un beş milyondan fazla e-posta mesajını okuyunca, kuruluşun Türkiye'ye, birçok ülkeden daha fazla önem verdiği, ülkedeki gelişmeleri daha yakından izlemeye çalıştığı ortaya çıkıyor. Bunun bir göstergesi de şirketin idari işlerden sorumlu yöneticisi Meredith Friedman'ın, Türkiye konusunda çalışan uzmanların daha planlı ve sistemli bir koordinasyon sağlaması için belirlediği görev paylaşımı. Meredith Friedman, 17 Haziran 2010'da Stratfor Direktörü olan eşi George Friedman, Türkiye konusunda uzman analizciler Kamran Bokhari, Reva Bhalla, Scott Stewart ile Emre Doğru'ya "Türkiye'de koordine olmak için sistem" başlıklı bir mesaj göndermiş:
"Türkiye'deki çalışmalarımızı koordine edebilmek için çok çaba göstermeliyiz, zira herbirimiz bir noktada bakanlıklarda, düşünce kuruluşlarında, bankalarda, vs. aşağı yukarı aynı insanlarla ilişki kurduk. Kimi zaman bağlantılarımızın mevkii farklıydı (George ile ben Türk Dışişleri Bakanı ve İş Bankası'nın CEO'su ile görüştük, Reva ile Kamran Dışişleri Bakanı/ Cumhurbaşkanı'nın danışmanları ve İş Bankası'nın yöneticileri ya da direktörleriyle biraraya geldi), kimi zaman ise hepimiz aynı kişilerle görüştük (örneğin İbrahim Kalın). Kimi zaman ise aynı dili konuştuğu ve saat diliminde olduğu için kaynaklara Emre'nin bir telefonla ulaşması daha iyi olabiliyor.
Birbirimizle çakışmamızı, çift dikiş yapmamızı, kafamızın karışmasını veya çelişmemizi önlemekten emin olabilmek için işte yapacaklarımız:
1. Türkiye'deki kaynaklarımızla (ya da ABD'deki Türk kaynaklarımızla) irtibat kurmadan önce herbiriniz bu listeye sormak istediğiniz soruyla ilgili bir e-posta gönderecekseniz ve gerçekten acil bir durum olmadığı sürece bu gruptan ek sorular veya yorumlar almayı bekleyeceksiniz. Eğer kaynakla irtibat kurmadan soruyu ya da meseleyi aydınlatabilmek için bu grubun üyeleriyle bir tartışma yapmanız gerekiyorsa, hızlıca bir telefon açın.
2. Kaynaktan cevap aldığınızda ise cevabını hemen bu gruba e-postayla göndereceksiniz ki sorulan soruya verilen cevabı hepiniz görebilsin. Eğer hemen bir analiz [INSIGHT] olarak paylaşılabilecek bir bilgi ise bunu her zamanki yöntemle bilgi akışı takibinden sorumlu görevlilere yönlendirin. INSIGHT'tan sonraki ilk kelime daima ülke ismi olmalı ki Türkiye'den söz edildiğini hepimiz görebilelim.
Kaynaklarımızla olan irtibatı daha senkronize hale getirebilmek ve de George ülkedeyken yaptığı toplantılarda neler söylediğini öğrenebilmeniz için bu yöntemi zamanla daha da geliştirebiliriz. Konfederasyon ortaklarımıza -Hürriyet ve Sabah- soru sormak ve onlardan sorularını almak için farklı bir sistem oluşturuyorum, bunu da size ayrıca ileteceğim.
GÜLEN'LE ARANIZI İYİ TUTUN

Bu e-postadan anlaşıldığı üzere, örneğin Başbakanlık Danışmanı İbrahim Kalın gibi isimlerle, Stratfor'daki bütün Türkiye uzmanlarının ilişkisi var. Bu ilişki zaman zaman Reva Bhalla'nın 10 Mart 2010'da Kızılay'daki Başbakanlık ofisinde Kalın'la buluşması gibi profesyonel yüzyüze temaslar halinde, bazen de Stratfor Direktörü George Friedman'ın Kalın'a "Gülen Hareketi ile aramızı düzeltmemize yardım et" çağrısı yaptığı ve 48 saat sonra olumlu cevap aldığı 1 Eylül 2010 tarihli e-postasında olduğu gibi özel yazışmalarla ilerliyor. İlişkinin bilgi alışverişini aşan bir yardımlaşma/ misafirperverlik boyutu da var, zira George Friedman ve eşi Meredith Friedman bir istihbarat toplama gezisi için 31 Mayıs 2010'da İstanbul'a geldiklerinde, bir yerden bir yere gitmelerinin kolaylaştırılmasında Başbakanlık devreye girmiş. Meredith Friedman kendilerini havaalanında karşılayacak olan şoföre, çok eşyaları olacağı ve geniş bir araba gerektiği konusunda e-posta gönderirken bir kopyasını da İbrahim Kalın'a iletiyor. E-posta şöyle başlıyor:
"Sevgili Ozan, Bay İbrahim Kalın İstanbul'da olduğumuz süre zarfında ihtiyaçlarımız için bir araba ve şoför ayarlayacağını belirtmişti..." Aynı mesajda, Friedman 2 Haziran 2010'da İş Bankası Yönetim Kurulu Ersin Özince ile, ardından konfedere ortakları olan Sabah Gazetesi ile yapacakları toplantıların yerini ve zamanını İbrahim Kalın'a ve ulaştırma işlerinden sorumlu diğer kişilere iletiyor.
Ayrıca yine "Derin Posta" gösteriyor ki, Stratfor Türkiye'deki bazı gazetelere haber yaptırmak istediğinde, George Friedman'ın 14 Eylül 2010 tarihli e-postasında "Bu adam büyük bir kaynak... Bu adamla kurduğum ilişki ve yaptığım görüşme kesinlikle gizli kalmalıdır" diye söz ettiği İbrahim Kalın'dan yardım alıyor. 7 Eylül 2010 tarihinde Kalın, Friedman ve Karman Bokhari'ye gönderdiği epostada gereğinin yapıldığını şu ifadeyle iletiyor:
"Sevgili George ve Kamran, Bazı medya kuruluşlarına Stratfor'un Türkiye ve Balkanlar hakkındaki raporunu haber yapmalarını söyledim ve ürettikleri haberlerin linklerini aşağıda gönderiyorum. İbrahim." Postadaki linkler arasında cnnturk.com ve aktifhaber.com gibi sitelerdeki haberler dikkat çekiyor.
TURKISH DAILY NEWS'LA GÖRÜŞELİM
Ancak Stratfor'un haber yaptırmak için her zaman Başbakanlık danışmanlarının aracılığına ihtiyacı yok. Zira istihbarat kuruluşunun "resmî" ilişki kurduğu konfedere ortağı Sabah gazetesiyle işbirliği de karşılıklı istihbarat ve enformasyon aktarımına dayanıyor. Derin Posta'da işin "haber yaptırma" boyutu defaatle örneklenmiş. 30 Eylül 2011'de Emre Doğru, Reva Bhalla'ya yazıyor: "Reva- Suriye konulu yazımızı konfedere ortağımız Sabah'a gönderdim, yarın aynen basacaklar."
Benzer bir ilişkiyi geçmişte Hürriyet Daily News'la kuran, ancak Murat Yetkin'in genel yayın yönetmenliğini devralması sonrasında ilişkiyi istediği gibi devam ettiremeyen Stratfor, çareyi önceki Genel Yayın Yönetmeni David Judson döneminde kurulan resmî ilişkiyi bitirip, Yetkin'i atlayarak HDN'deki diğer gazetecilerden bilgi almakta bulmuş. [Murat Yetkin Taraf'a daha önce yaptığı açıklamada, 31 Ocak 2012'de Stratfor yetkilileriyle iş yemeği yediğini belirterek şunu demişti:
"Bu yemek sırasında aslında Türkiye'deki resmî ortaklarının Sabah gazetesi olduğunu öğrendik. Önerileri bize hem içerik, hem de iş yönüyle uygun gelmedi ve önermek istedikleri başka projeleri olursa dinleyebileceğimizi söyleyerek görüşmeyi sonlandırdık. Dolayısıyla Hürriyet Daily News ile Stratfor arasında ne geçerli bir işbirliği anlaşması, ne de formel bir ilişki bulunmaktadır."
1 Aralık 2011'de Emre Doğru, Meredith Friedman'la tanıştırmasına rağmen kendi epostalarına cevap alamadığı Yetkin'le ilgili "onu boşverin" demeye getiren şu mesajı yazıyor:
"HDN'deki Barçın Yinanç ve Taylan Bilgiç gibi akıllı çocuklarla zaten ilişkideyim (David onları tanıyor). Kurumsal ortaklığımızı korumak istiyorsanız, bu başka bir şey ama benim fikrimi sorarsanız, HDN'den enformasyon almak için yeni genel yayın yönetmeninin peşinde koşturmamıza gerek yok."
SABAH'TAKİLER ASKERE SORDU
Bu mesajdan da anlaşıldığı üzere, Stratfor'un konfedere ortaklarıyla ilişkisi tek taraflı değil, haber yaptırıyorlar, aynı zamanda çeşitli konularda enformasyon talep edip alıyorlar. WikiLeaks'in elde ettiği ve hepsi dünyaya açıklanacak olan belgelerde bu alışverişin yüzlerce örneği var. Mesela 26 Temmuz 2010'da Emre Doğru, Jennifer Richmond'a şöyle yazmış: "Konfedere ortağımız Sabah'a Kuzey Irak'tan aldığımız ve Zervani güçlerinin Türkiye'de eğitim gördüğünü yansıtan raporu gönderdim. Bunun üzerinde konuştuk ve konfedere ortağımız Sabah askerî yetkililerle temasa geçti. Bana geri döndü ve Zervani güçlerinin raporda belirtildiği gibi özel kuvvetler olmadığını söyledi. Ayrıca Kahire'deki Gül-Mübarek görüşmesi üzerine de konuştuk ama kapalı kapılar ardında neler olduğu konusunda makbul bir enformasyona sahip değildi."
Emre Aköz Stratfor'u öven bir yazı yazdı, ona teşekkür ettik
Bilgi alışverişinin yanı sıra, Türk medyasındaki haber ve yazılarla reklamının yapılmasının da Amerikan kuruluşu için önemli olduğu anlaşılıyor. 26 Kasım 2010'da yine Emre Doğru, Stratfor yöneticilerine, "Sabah'ta Stratfor'la ilgili bir haber daha" başlıklı bir elektronik posta göndermiş:
"Konfedere ortağımız Sabah'taki meşhur bir köşe yazarı olan Emre Aköz bugünkü makalesinde Stratfor'dan ve George'dan söz etti. Aköz, Türk dış politikası ve AKP konusunda paranoyak olanların Amerikan istihbarat ve stratejik düşünce merkezi Stratfor'un kurucusu, siyasetbilimci George Friedman'ı dinleyebilmelerini ve Friedman'ın onlara Türkiye'nin gelecekte nasıl başlıca küresel güçlerden biri haline geleceğini anlatmasını dilediğini söylüyor. Makalesinde G'nin Türkiye konusundaki haftalık raporuna doğrudan bir atıf yok. Ona nazik sözleri için teşekkür ettim ve G'nin Türkiye konusundaki haftalık raporunu gönderdim."


Başbakan Tayyip Erdoğan'ın baş danışmanı İbrahim Kalın'ın derin bağlantıları

abd, akp'nin gerçek yüzü, cia, ibrahim kalın, içimizdeki israil, kimdir, kripto yahudiler, recep tayyip erdoğan, stratfor, suriye sorunu



Başbakanlık danışmanı Kalın'ın, Erdoğan'a “ömür biçen” Stratfor'la ilişkisi ne?.. Peki ya Başbakanlık'ın sitesinde, Stratfor'un Başkanı Friedman'in işi ne?..


Geçtiğimiz hafta ortaya ilginç bir iddia atıldı.

Bu iddia Başbakan Erdoğan ve doktorları tarafından net ifadelerle yalanlansa da, “birileri” akıllarda soru işareti bırakmayı başardı.

Önce olayı bir özetleyelim:

-“Türkiye Cumhuriyeti Devleti Başbakanı'nın 2 yıl ömrü kaldı” iddiasının kaynağı ne?

ABD düşünce kuruluşu, Stratfor.
-Ne iş yapıyor bu düşünce kuruluşu?
Özel istihbarat örgütü aslında. (Stratfor'a ‘gölge CIA' diyenler de var.)
ABD Savunma Bakanlığı ve ordu birimleri ile istihbarat kuruluşlarına da “istihbarat satan” bir şirket.
-Stratfor'a kim aktarmış bu “bilgi”yi?
Bu düşünce kuruluşuna Türkiye ile ilgili “bilgi” satan Faruk Demir adında bir “danışman”.
-Bu iddiayı dünyaya yayan kim?
Amerikan menşeli Wikileaks sitesi. Stratfor'un yazışmalarına ulaşmış. Bu yazışmalarda geçiyormuş bu iddia!
-Taraf bu olayın neresinde?
Wikileaks'ın Türkiye'deki ortağı Taraf.
Wikileaks “ele geçirdiği” bu “bilgi”leri Türkiye'de bir tek Taraf'la paylaşıyor. Taraf da manşetten dayıyor.
Nitekim Taraf'ın manşetindeydi bu iddia da:
“Başbakan'ın 2 yıl ömrü kaldı.”
***
Bu görüntüden bile, olayın ne olup ne olmadığı konusunda bir kanata varmak mümkünken…
Gelin olayı biraz daha deşelim.
Bakın ne ilginç bilgiler çıkıyor karşımıza:
Stratfor'un Türkiye'deki kanka kuruluşlarından biri Siyaset Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA).
SETA'nın Ankara dışında Washington'da da ofisi bulunuyor.
Kurucusu, doktorasını George Washington Üniversitesi'nde yapmış olan İbrahim Kalın.
Kalın, 2006-2009 yılları arasında SETA'nın Genel Koordinatörlüğünü de yaptı. Sonra Başbakan'a danışman oldu.


Şimdilerde Başbakan danışmanı olarak Başbakanlık'ta “Kamu Diplomasisi Koordinatörlüğü” görevini yürütüyor.

George Friedman - Stratfor - CIA - İbrahim Kalın
George Friedman - Stratfor - CIA - İbrahim Kalın

Dönelim tekrar Stratfor'a; Wikileaks'in “ele geçirdiği” Stratfor “bilgi notları”na.
Stratfor yazışmalarında Kalın'ın adı “çok önemli bir kaynak” olarak geçiyor.
Yazışmalarda “bu ilişkinin gizli kalmasına büyük bir önem verildiği”nden söz ediliyor.
Ve bir ilginç bilgi daha.
Başbakan'a ömür biçen Stratfor'u, İbrahim Kalın'ın başında bulunduğu Başbakanlık Kamu Diplomasisi Koordinatörlüğü'nün resmi internet sitesinde de görmek mümkün.
Sitede, Stratfor Başkanı George Friedman'ın, Başbakanlığın davetlisi olarak Türkiye'de konuk edildiğini görüyorsunuz.
“Akil Adamlar Konferans Serisinin İkincisi George Friedman'ın Katılımıyla Gerçekleşti” denilen siteden şu bilgiler aktarılıyor:
“Türkiye ve dünya üzerine yaptığı dikkat çeken analiz ve öngörüleriyle tanınan, ABD'nin önde gelen stratejik araştırma kuruluşu Stratfor'un başkanı, uluslararası ilişkiler uzmanı ve stratejist George Friedman, Kamu Diplomasisi Koordinatörlüğünün davetlisi olarak İstanbul'daydı…”
Davet üzerine İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin de katkısıyla ağırlanan Friedman, 2 Haziran 2010'da Cemal Reşit Rey'de “Türkiye ve Amerikan Dış Politikasında Denge Sorunu” başlıklı bir konuşma yapmış.
Sonuç mu?
Bir insana hele ki bir ülkenin Başbakanı'na ömür biçilmesi evet büyük bir fitnedir.
Ve sağlık durumu iddia edildiği gibi olmayan birine böyle bir “tarif” yapılması büyük bir iftiradır.
Başbakan ve doktorları sağlık durumuyla ilgili gerekli bilgileri açıkladılar.
En nihayetinde de kulun hangi vakit öleceğini ancak ve ancak Yaradan bilir.
Burası böyle.
Peki bu İbrahim Kalın ne ayak beyler?
Kalın muhtemelen “görevinin bu tür ilişkileri gerektirdiği”ni söyleyecektir.
İyi güzel de…
Şu görüntüye bakarak, “kimin kimden faydalandığı” sorusunun cevabını aradığımızda…
Oluşan kanaat açıkçası beni ürkütüyor.
Sayın Başbakan haklı olarak hep söyler ya, TSK'yla ilgili, yargıyla ilgili…
“Çürük elmalar temizlenmeli” diye.

Ümit ediyorum, İbrahim Kalın konusunda kontrol Başbakan'ın elindedir.

Stratfor ile ilişkiler Sayın Başbakan'ın, devletin, kontrolü altında yürüyordur.
Değilse, durum gerçekten vahim.
(Habervaktim)

Recep Tayyip Erdoğan'ın baş danışmanı İbrahim Kalın, CIA raportörü çıktı

akp'nin gerçek yüzü, cia, dinler arası diyalog, ılımlı islam projesi, ibrahim kalın, içimizdeki israil, islam ve batı, kimdir, kripto yahudiler, masonluk, recep tayyip erdoğan, stratfor, wikileaks

              recep tayyip erdogan cia raportoru ibrahim kalin


BAKIN ŞU MEMLEKETİN HALİNE...


CIA'nın gölgesi olarak adlandırılan Stratfor'un kaynağının Başbakan Erdoğan'ın dışişlerinden sorumlu Başdanışmanı İbrahim Kalın olduğunu, Wikileaks'te yayımlanan Stratfor belgelerinde ortaya çıktı...

Stratfor, AKP iktidarını zor durumda bırakmaya devam ediyor...

Stratfor nedir?

Parçalanmış Türkiye haritasını ilk yayımlayan düşünce kuruluşudur. Amerikan özel istihbarat kuruluşu Stratfor, Amerikan Savunma Bakanlığı birimleriyle birlikte özel kuruluşlara da kritik istihbarat satan, bir kuruluş... Aynı zamanda gayriresmi CIA olarak da adlandırılıyor...

Stratfor, merkezi Teksas’ta bulunan bir "küresel istihbarat” şirketi. Hindistan Bhopal’daki Dow Chemical ile savaş uçağı üreticileri Lockheed Martin, Northrop Grumman ve Raytheon gibi büyük şirketlerin yanı sıra, İç Güvenlik Bakanlığı, Deniz Piyadeleri Komutanlığı ve Askeri İstihbarat Örgütü gibi Amerikan devletinin kurumlarına da gizli istihbarat sağlıyor.

Özellikle Türkiye ve Ortadoğu'daki ülkelerde önemli birimlerde görev alan kişilerle kurduğu e-mail ağı ve istişare ağı vasıtasıyla ülkelerin devlet sırları hakkında önemli bilgiler ediniyor. Üyeleri de bazı bilgileri e-mail aracılığyla merkeze rapor ettiği ortaya çıktı. Türkiye'de ise birçok üyesi olduğu ve en çarpıcı olanının ise Başbakanın Başdanışmanı İbrahim Kalın olduğu ortaya çıktı...

İbrahim Kalın kimdir?



İstanbul Üniversitesi Tarih Bölümü'nü bitirdi. Malezya'daki İslam Üniversitesi'nde yüksek lisans, ABD'deki George Washington Üniversitesi'nde karşılaştırmalı beşeri bilimler ve felsefe alanında doktora yaptı. Amerika'da College of the Holy Cross'ta dersler verdi. Felsefe, İslam düşüncesi ve uluslararası ilişkiler gibi alanlarda uzmanlaştı. SETA adlı araştırma şirketinin kurucu başkanı. Akademik yayınlarının ve yorum yazılarının yanı sıra "MacMillan Encyclopedia of Philosophy, Encyclopedia of Religion ve Oxford Dictionary of Islam" gibi ansiklopedik eserlere de katkıda bulundu. Ahmet Davutoğlu'nun Dışişleri Bakanı olmasıyla boşalan dış politikadan sorumlu Başbakan Başdanışmanlığı'na atandı. İbrahim Kalın'ın yazdığı ve Yunancaya çevrilen "İslam ve Batı" adlı kitabın kapağındaki -tek göz mason simgeleri de dikkati çekiyor... İbrahim Kalın, aynı zamanda Sabah gazetesi köşe yazarı.





SABAH AYNEN BASACAK!
Stratfor'da Sabah Gazetesi ile anlaşma bombası...

Stratfor’un haber yaptırmak için her zaman Başbakanlık danışmanlarının aracılığıyla ilişki kurduğu konfedere ortağı "Sabah Gazetesi"yle işbirliği de karşılıklı istihbarat ve enformasyon aktarımına dayanıyor. Derin Posta’da işin “haber yaptırma” boyutu defaatle örneklenmiş.

30 Eylül 2011’de Emre Doğru, Reva Bhalla’ya yazıyor:
“Reva- Suriye konulu yazımızı konfedere ortağımız Sabah’a gönderdim, yarın aynen basacaklar.” yazıyor...

BÜYÜK BİR KAYNAK!

Stratfor Direktörü G. Friedman’ın Başbakan’ın danışmanı İbrahim Kalın’la ilgili mesajından: "Bu adam büyük bir kaynak, ilişki gizli kalmalı, İbrahim'in müdahale yeteneği bizim statümüzü ortaya koyuyor. Bu adam büyük bir kaynak." dediği de ortaya çıktı...

SORU 1: İslam dinimize ters olan batı felsefesi ile ve gene İslam dinimizde küfür olarak karşılanan "İslam düşüncesi" gibi konularda uzmanlaşan ve Yunancaya da çevrilmiş "İslam ve Batı" kitabını yazan İbrahim Kalın; Dinler Arası Diyalog ve Ilımlı İslam küfrünün Türkiye'deki faaliyetlerindeki rolü nedir?

SORU 2: Acaba Başbakan'ın başdanışmanı İbrahim Kalın devlete ait gizli bilgileri Başbakan Erdoğan'ın bilgisiyle mi veriyordu?


9 Eylül 2013 Pazartesi

Esad konuştu: "Türkiye bir avuç para ile ayarlandı"


abd, akp'nin gerçek yüzü, armagedon, beşar esad, büyük israil projesi, Büyük Ortadoğu Projesi (BOP), el kaide terör örgütü, israil, katar, recep tayyip erdoğan, rusya, suriye sorunu, suudi arabistan


Suriye Cumhurbaşkanı Beşar Esad, Rus İzvestiya Gazetesine mülakatta bulundu. Esad'ın konuşmasından satır başları şöyle;


- Amerika, topraklarımıza savaş açması sonucunda Vietnam'dan bu yana karşılaştığı sonuçla karşılaşacaktır; başarısızlık... Suriye’nin Batının kuklası olacağını sananlar yanılıyor ve bu asla gerçekleşmeyecek bir hayalden ibarettir. Dünyaya mesajımız budur.

- Türkiye gibi açık ve uygar bir topluma sahip büyük bir devletin kapalı bir mantığa sahip bir körfez ülkesi tarafından bir kaç dolarla yönetilmesi oldukça esef vericidir. Şüphesiz ve tabii ki tüm bunun sorumlusu Türkiye halkı değil de, Türkiye Hükümeti Başkanıdır. Türkiye halkı bizimle bir çok geni, örf, adet ve ortak paydaları paylaşıyor

- Mücadele ettiğimiz grupların büyük çoğunluğunu el Kaide fikrini taşıyan Tekfirci Gruplardır. küçük bir bölümü ise kanun kaçaklarından oluşmaktadır. Onlara mesajımız
TERÖRÜN VURDUĞU HER YERDE TERÖRÜ VURACAĞIZ"


- Dünyanın hiçbir ordusu, devletin bütün toprakları üzerinde tam teçhizatlı olarak bulunamaz. Teröristler bu durumdan yararlanarak ordunun bulunmadığı her bölgeye giriyorlar. Farklı yönlerde hareket ediyorlar ve biz de onları her yerde kovuşturuyoruz ve girdiğimiz her bölgede tamamıyla temizliyoruz. Dolayısıyla sorun teröristlerin bulunduğu bölgeler değil dışarıdan büyük sayıda terörist gelmesidir.

İsrail teröristlerle işbirliği yaptığını bizzat söyledi. Defalarca hastanelerinde onlarca teröristi tedavi etti, sınırda teröristlere darbe İndirdiğimiz zaman İsrail baskıyı hafifletmek amacıyla güçlerimizle çarpıştı, onları kuşattığımız zaman İsrail bariyerleri kaldırıp diğer tarafa geçmelerine ve karşı taraftan saldırmalarına İzin verdi.




- Kimyasalla ilgili olarak - Dünyada herhangi bir taraf, özellikle büyük bir devlet, önce suçlama yapıp sonra delil toplamaz. Amerika yönetimi önce suçlama yapıp sonra delil toplayacağını açıkladı. Bu yönetim uzaktan hangi delilleri toplayacak acaba. Bu yaptıkları açıklama akılları küçümsemektir.

- Teröristlerin kontrolü altında olduğu söylenen ve ordunun kimyasal silah kullandığı iddia edilen bölge ordumuzla temas noktasıdır. Hangi devlet güçlerinin temas içinde olduğu bir bölgeyi kimyasal silah ya da kitle imha silahlarıyla vurur. Bu akla mantığa aykırıdır.

- ABD ve müttefikleri askeri müdahale İle herhangi bir savaşı başlatabilirler. Fakat nereye uzayacağını nasıl sonuçlanacağını kestiremezler. 


3 Eylül 2013 Salı

Anasının kuzusu mu, Siyonizmin Pususu mu? Recep Tayyip Erdoğan ne yaptığını biliyor mu?

beşar esad, büyük israil projesi, Büyük Ortadoğu Projesi (BOP), cia, israil, masonluk, mossad, recep tayyip erdoğan, siyonizm, suriye sorunu



Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad, Fransız Le Figaro gazetesine verdiği röportajda Başbakan Tayyip Erdoğan’ın “ne yaptığını bilmediğini” savundu



Esad, Le Figaro'nun deneyimli Ortadoğu muhabiri George Malbrunot'nun sorularına şu yanıtları verdi:

Le Figaro: Obama ve Hollande sizi 21 Ağustos'ta Şam'ın banliyösündeki saldırıda kimyasal silah kullanmakla suçluyor.  Ordunuzun bu saldırıyı yapmadığını bize kanıtlayabilir misiniz?



Esad: Suçlayan kanıtını göstermeli. Amerika ve Fransa’ya meydan okuyoruz. Obama ve Hollande, kendi halklarının önünde bile bunu yapamadılar. Size Suriye ordusunun kimyasal silah bulundurup bulundurmadığını söylemiyorum. Diyelim ki bizim ordumuz kitlesel imha silahı kullandı. Ordunun kendi askerlerinin bulunduğu bir bölgede bunu kullanması olanaklı mı ? BM heyeti, hastanede kimyasal gazdan yaralanan pek çok ordu mensubunu ziyaret etti. Burada mantık nerede?


Le Figaro: Askeri müdahale olursa yanıtınız ne olur?Esad: Ortadoğu bir barut fıçısı. Ve ateş bugün yaklaşıyor. Sadece Suriye’nin vereceği yanıttan söz etmemeli, ama ilk saldırıdan sonra ne olacağı düşünülmeli. Kimse ne olacağını bilemez. Eğer barut fıçısı patlarsa, herkes durumun kontrolünü kaybeder. Kaos ve aşırılık yayılır. Ortada bölgesel bir savaş riski var.

Le Figaro: Fransa Suriye’nin düşmanı mı oldu? 
Esad: Teröristlere mali ve askeri güç veren herkes Suriye’nin düşmanıdır. Suriye halkı ve Suriye’nin çıkarlarına karşı olan herkes düşmandır. Fransız halkı bizim düşmanımız değil. Ama Fransız devletinin izlediği politika Suriye halkına karşıdır. Bu düşmanlık Fransız devleti politikasını değiştirdiğinde son bulacaktır. Elbette, Fransa’nın çıkarlarına olumsuz yansımaları olacaktır.

ERDOĞAN NE YAPTIĞINI BİLMİYOR





Le Figaro : Topraklarında isyancıların eğitildiği Ürdün’e ne diyorsunuz? 

Esad : Ürdün, Suriye’ye karşı hiç bir askeri operasyona üslerini açmayacağını ilan etti. Ama ülkemizdeki teröristleri yok etmezsek, bunlar başka ülkelere gidecek bu çok açık.

Le Figaro : Yani Ürdün ve Türkiye’yi mi uyarıyorsunuz?
Esad : Defalarca, doğrudan ya da dolaylı olarak söyledik, mesaj gönderdik. Ürdün baskılara rağmen teröristlerin geçiş yeri olmaması gerektiğinin bilincinde. Erdoğan’a gelince, onun ne yaptığının bilincinde olduğunu zannetmiyorum.

(Hürriyet)

Bu güne değin en çok tıklanılanlar